28 Haziran 2017 Çarşamba

Beş Sevgi Dili - Gary Chapman

Evlendikten sonra sevgiye ne oluyor? Sahi siz hiç düşündünüz mü? Hayatımın erkeği dediğiniz ya da hayatımda tanıdığım en mükemmel kadın dediğiniz, çok seviyorum,  onsuz bir hayat düşünemiyorum, o olmadan yaşayamam dediğiniz insanlara ne oluyor? Ya da size ne oluyor? O aşk hali, bulutlarda gezinme hali ne çabuk bitiyor. 'Sonunda mutlu son, evlendik' dedikten sonra, o masallar nasıl bitiyor,  büyü nasıl bozuluyor? Boşanma oranları niye gün geçtikçe artıyor?  İnsan bunları zaman zaman düşünüyor değil mi? İlla evli olmak da gerekmez bunları düşünmek için ya da evlilikte sorun yaşıyor olmanız.
Peki bazen duyduğumuz o harika evlilikler, hep capcanlı devam eden evlilikler yalan mı, uydurma mı? İşte ben bu soruların cevaplarını Dr. Gary Chapman'ın 'Beş Sevgi Dili' kitabında buldum.

Baskın Sevgi Dili ne demek? 


'Kadın ve erkek, genellikle aynı sevgi dilini konuşmazlar. Baskın sevgi dilimizi konuşmak hepimiz için doğal bir eğilimdir ve eşimizin ona anlatmaya çalıştığımız şeyi anlamadığını gördüğümüzde şaşırır, hayal kırıklığına uğrarız. Evet, sevgimizi ifade ederiz ama mesajımızı bir türlü karşı tarafa aktaramayız, çünkü sonuçta onların bilmediği bir yabancı dilde konuşuyoruzdur. İşte bu kadar çok insanın cevabını aradığı soruların temeli buradadır. '
Baskın sevgi dili kavramı bu satırlarla hayatıma girdi ve konuyu kavramama yardımcı oldu. Eşinizle birbirinizi anlamadığınızı düşünüyorsanız muhtemelen farklı sevgi dillerine sahip olduğunuz içindir. Bu yüzden de mesela eşiniz, sizin için yaptıklarını yeterli görürken onun yaptıkları size yetmiyor olabilir, onun sizi neden anlamadığını da anlamıyor olabilirsiniz. Zamanla da sevgi deponuz iyice boşaldığı için, eşinizin artık sizi sevmediğini düşünüp, iyice mutsuz olma ihtimaliniz de var.
Daha da açarsam mesela evin hanımı evi derli toplu tutuyor, çocuk bakımını üstleniyor ancak eşi kendisini takdir etmediği ya da belki ev işlerine yardım etmediği için ya da eşi kendisiyle kaliteli zaman geçirmediği için (baskın sevgi diline göre değişiyor) kendisini değersiz, mutsuz hissedebilir. Ancak diğer taraftan bakarsak da kocası da evin geçimini sağladığı için takdir bekliyor olabilir (Onaylayıcı kelimelerse baskın sevgi dili). Belki de karısının evi derli toplu tutmasından dolayı gayet mutludur, eşinin de herşey yolunda gittiği için mutlu olduğunu düşünüyor, neden mutsuz olduğunu anlamıyor olabilir. Örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki... Anlatmaya çalıştığım şey sizin onun mutlu olacağını düşünerek yaptıklarınız onu mutlu etmeyebilir. Size göre yaptıklarınızla mutlu olması gerek ama değil. İşte nedeni sevgi dillerinizin farklılığıymış. Çözüm o kadar da zor değil.

Ne yapmak gerek?


Gary Chapman'a göre önemli olan birbirinizin baskın sevgi dillerinin ne olduğunu keşfetmek ve ona göre davranmak. Kitap bu anlamda oldukça açıklayıcı. Sevgi dilleri, yaşanmış olaylarla beraber gayet net bir şekilde anlatıldığı gibi, öneriler de sunuluyor.  Kitabın sonunda da sizin ve eşiniz için ayrı ayrı bulunan uygulamalarla sevgi dillerinden hangisinin ya da hangilerinin sizin için baskın olduğunu keşfediyorsunuz.

Kim evliliğinin daha iyi gitmesini istemez ki! Bu kitabı okumak için sorunlu bir evliliğinizin olması da gerekmez. Evlilikleri devamlı canlı tutabilmek için birşeyler yapmak gerekir. Uzun soluklu, mutlu bir evliliğin sırrı da sanırım burda.

Bu kitaptan neden bu blogda bahsettim derseniz; Mutlu çocuklar,  mutlu evliliklerde yetişir. Eğer mutsuzsanız çocuklar bunu hisseder, mutsuzluğu, huzursuzluğu hep sezerler.
Herşeyi çocuklarımız için yapmıyor muyuz, onları iyi yetiştirelim, iyi okullara gönderelim, iyi eğitim alsınlar diye. Ama öncelikle mutlu bir yuva içinde büyüsünler, yüzlerinden gülücükleri eksik kalmasın.
Hem neden her şey daha da iyi gitmesin ki.
Bu kitapla iyi giden evliliğinizin duygusal ortamını da zenginleştirebilirsiniz.

Ayrıca bir bölümde de çocukların sevgi dillerinden kısaca bahsedilmektedir. Mesela siz "herşeyi alıyorum,  her istediği var, yine de mutsuz" diyorsunuzdur belki, ama onun tek istediği sizin ona sarılmanız olabilir. Bu şekilde sevildiğini hissetmeyen çocuklarda maalesef zamanla ruhsal problemler olabilmektedir. Yazarın bu konuda daha açıklayıcı olan "Çocuklar için beş sevgi dili" isimli kitabı da bulunmaktadır,  en kısa zamanda onu da temin edeceğim.

Kitaptan bir alıntı daha: 'Her çocuğun içinde, sevgiyle doldurulması gereken bir 'duygu deposu' vardır. Çocuk gerçekten sevildiğinde, doğal ve olması gerektiği gibi gelişir. Sevgi deposu boş kaldığında, çocuk yanlış davranışlara yönelir. Çocukların yaramazlıkları genellikle bu sevgi deposundaki boşluktan kaynaklanır.'

Aslında bu kitaptaki sevgi dillerini öğrendiğinizde sadece eşiniz ile değil,  belki arkadaşlarınız, belki anne babalarınız ile de ilişkileriniz de olumlu farklar görebilirsiniz.  Ben kitabı çok beğendim, farkındalığımı artırdı, sizlere de öneririm. Okursanız da yorumlarınızı beklerim ;)

Şimdiden keyifli okumalar...