1 Ekim 2017 Pazar

Yiğit'in Günlüğü 26/09/2017

Artık 19 aylık kocaman bir Yiğit var karşımızda. Hem de bu Yiğit oldukça prensipli, her şeyi kuralına göre yapan, keşfetmeyi seven, söz dinleyen(!!!), akıl küpü, sevecen bir Yiğit.

Ahh Yiğidom, nasıl da çabuk büyüyorsun böyle.

Yaptığın hangi yaramazlıktan bahsetsem ki önce bilemedim.

Artık havalar iyice soğumaya başladı, öyle her gün rahat rahat dışarı çıkmalar, parka gitmeler bitti. Tabi ki biz yine durmayız da, bir süre evde güç toplamalıyız anneciğim. Zaten bu aralar biraz hastasın, o yüzden tedirginiz biraz.

Evde seni oyalamak nasıl mı oluyor? E tabi senin gibi bir fırlamayı evde zaptetmek baya zor. Artık oyun odamız salon oldu. Sana orada baya geniş bir alan bıraktık, birkaç düzenlemeyle. Babayla senin top sahan orası. Kalen, envai çeşit topun, türlü boylarda kamyonlar, oyuncaklar orada artık gün içinde orada takılıyoruz. Zaten ola ki oraya gitmedik elimizden tutup çekiştirip, "attt" diyorsun bizi salona getiriyorsun.

Peki o prensipli haline ne demeli ki? Bebek arabanda güneşlik hep açık olacak, evde dolap kapakları açık olmayacak (sanırım annenden daha düzenliymişsin, babanın tespiti bu ☺) , uyanıp yataktan iner inmez prizin düğmesine basıp kapatıyorsun. Bunun gibi daha neler neler...

Yeni kelimelerinden bahsedeyim biraz; favori Ayde -Aydede
Üss -üç (içinde 'kaç?' geçen herhangi bir soruya verdiğin daimi yanıt :) )
Diss - diş
Adı yada aydı - Ayı (Bazen anlamak zor olabiliyor, 'Ayde' ile karıştırıyoruz.)
Abva - abla (Tabi abiye ablaya herkese abla diyorsun o da ayrı)
Gın -teyze ( En anlamsızı da bu:) )
Attt - top
Deh - at
App - yapma

'App' ise ayrı bir paragraf hatta sayfa hakediyor ama bugünlük bir paragrafla yetinelim. Gün içinde açık ara en çok kullandığın kelime bu. Mesela her sabah kalkar kalkmaz ilk işimiz babaya 'app' demek. Niye mi, bir kalkıyoruz ki babanın geceden yediğinin içtiğinin kanıtı olan her şey ortada. Tabi ki babaya kızma fırsatı kaçar mı, sen hemen bir en şiddetlisinden 'app' patlatıyorsun, sonra ardından "hııı" deyip, parmağını sallıyorsun. Yani bana düzensiz diyen babanın hali de ortada hani. Ben de fırsat kaçırmam tabi ki ;) Sonra o bardaklar, tabaklar elimizde mutfağa gidiyoruz ki o da ne? Camın önünde babanın çakmağı duruyor (mutfağa girdiğin gibi gidip camın önünü yokluyorsun :) ) Hemen bir 'app' ve 'hıı' geliyor yine. Aslında tüm çaban sabah sabah babaya app demek :) Yememek mümkün mü seni...

Dün babaannene gittik ikimiz. Aman Allahım yolda o ne çene, bir insan hiç mi susmaz, bu kadar sınırlı kelimeyle bukadar laf anlatıp konuşabilmek takdire şayan valla. Bildiğin sohbet ede ede gittik. Yerde sigara izmarit görüyorsun, "baba, hıı, app" diyorsun. Ya da çöp görürsen bu sefer "abva, hıı app" diyorsun. Bayrak görürsen mümkün değil onu atlaman, havada, karada, apartmanda, arabada, büyük, küçük hiç farketmez bir amblemin içindeki ufacık bir aydedeyi bile kaçırmıyorsun, hemen heyecanla 'ayde' diyorsun.  O günde kaç bin tane 'ayde' saydık bilmiyorum ☺Bitmedi, çay içenlerin görüyorsun 'ayyy' deyip elini uzatıp çekiyorsun, sıcakmış yani ☺ Yol boyu sohbet baya koyu yani .
Babaannenden dönerken pastaneye girdik, sen kucağımdasın. Görevli de masalarla ilgileniyordu, bizi farketmedi. Sen sonra öyle bir 'abvaaa' dedin ki kız şaşkınlıkla dönüp ablacağım dedi gülmeye başladı, sonra kaptın mamaları ☺ Ee bize de yeni sohbet konuları çıktı, "abladan nasıl mama istedin?" deyince 'abvaaa' diye bağırıyorsun.

Aaa bir de "Böö" vardı unutmayalım. 'Mamut Yıkama Rehberi' kitabından öğrendin bunu, hatta kitabın ismi de 'böö' oldu. "Korkut" deyince 'böö' diyerek korkutuyorsun bizi. Ya da "bak şu kişi çok korkmuş" deyince de böyle diyorsun, 'korkmak' fiilin  karşılığı sende 'böö' oldu.

Madem kitaplardan bahsettim bir de 'Kayıp Köpek Üzüm' den bahsedelim. (Kitap tanıtımı için buyrun) Kitapta baş karakter olan Batu, bazı sayfalarda çorabının tekini çıkarmış oluyor. O kitabı okurken özellikle o sayfaları bekliyorsun, çorabı gösterip, "baba, hıı" deyip parmağını sallıyorsun. Yani çoraplarını çıkardığı için babası kızacakmış :) Kendi çorapların için de aynı şey geçerli tabi.

Geçenlerde de süt içerken, süt genzine kaçtı, hafifçe öksürdün. Biz de anneannenle yanında konuşuyorduk galiba. Baktın bizde hareket yok, elini kendi sırtına götürdün, vurdun. Biz tabi koptuk o haline ☺

Daha bunun gibi neler neler yaşatıyorsun bize. Her günümüz oldukça hareketli ve neşeli geçiyor sayende. Bir de iki elini birden açıp boynuma sarılıp öpüyorsun ya, işte dünyanın en mutlu annesi ben oluyorum o zaman. İyi ki varsın hayatımın anlamı. 💜