26 Şubat 2017 Pazar

Uyku Öncesi Rutin

uyku öncesi rutin
Her ağzımı "oğlum uyumuyor" diye açtığımda, "uyku öncesi rutin" lafını duydum. Ve nedense ısrarla da uygulamadım. Bir kere denesem de başarılı olamadım ve hemen vazgeçtim hem de bu ne kadar da gereksiz, bebek bunu nasıl anlayacak ki diyerek. İşte önyargı... Nasıl da yanılmışım...



Geçen uykusuz zamana "ah, vah!" etmek bir işe yaramıyor. Oğlum memeyi bıraktıktan sonra (nasıl bıraktığını burada anlatmıştım.) çok kısa bir sürede uykusu düzene girdi gibi görünse de öyle olmadı. Yiğit doğduktan sonraki en uykusuz gecelerimizi geçirdik. Günde 1-2 saat uyku ile meğerse insan ayakta durabiliyormuş dedirtmişti bana o günler. Yaklaşık 1,5 hafta etrafta zombi gibi dolaşarak, feci sinirli, herkese çatarak geçirdiğim zamanların ardından, bir sabah oğlum kucağımda ağlayarak sızdığında "yok artık bu böyle olmaz, sen bir çözüm bulamazsan, olan sana ve oğluna olacak, kimseden hayır yok" dedim ve araştırmaya giriştim. Çok kararlıydım ve bence asıl olay kararlı olmakta bitiyormuş. İnternette uyku ile ilgili bulduğum her yazıyı okudum, her videoyu izledim. Ve işte yine karşımda "uyku öncesi rutin"...

Bu kadar çok söyleniyorsa bu işte bir iş var, artık gerçek anlamıyla denemem lazım dedim ve oğlumla rutinimizi oluşturdum;

  • İlk olarak bezini değiştirip, pijamalarını giydiriyorum.
  • Sonra odamıza geliyoruz, elimizde kitaplarımız. Kısık bir ışıkta, yatağımıza oturuyoruz ve Yiğit hangi kitabı okumamı istiyorsa, seçiyor. Bu kısım bence en eğlenceli kısmı, aynı zamanda da çok eğleniyoruz. Ben kitap okurken, resimlere dikkatlice bakıyor, bazen eşlik ediyor, tepki veriyor kendince. Bu arada uzanarak kitap okuduğumuz için iyice mayışıyor, esnemeye başlıyor. 
  • Ve son adım, ışıkları kapatıp, camdan dışarı bakıyoruz. Dışarıdaki kedilere, kuşlara, görürsek köpeklere bay bay diyoruz. Göremezsek hiç birini " aa gördün mü pisi pisilerin uykusu gelmiş, ee yapmaya gitmişler" diyorum. Bu arada o etrafta pisi pisi arıyor. En son onlara da bay bay yapıyoruz " hadi pisi pisiler iyi geceler size, bizim çok uykumuz geldi, biz de yatıyoruz şimdi" diyoruz perdeyi kapatıp uyku moduna geçiyoruz. 
Gerçekten inanması benim için zor ama gün geçtikçe uykuya daha çabuk dalar oldu, direnmiyor. Çünkü neymiş, bebekler rutin severmiş, bir sonraki adımda neler olacağını bilmek onları rahatlatırmış.

Bu arada tüm uyku sorunumuz çözüldü demiyorum.Yiğit hala kendi kendine dalamıyor, ben oturduğum yerde kucağımda pışpışlıyorum ve uyku şarkımızı söylüyorum, uyuyunca yatağa yatırıyorum. Ancak uyku saatleri belli ve uyku saatlerine artık o karar vermiyor :)

Kendi kendine dalmayı da öğreteceğim, kararlıyım ama öncelikle rutinin iyice oturmasını, bizim de iyice dinlenip, kendimize gelmemizi bekliyorum.

Artık öğlenleri 12:00 de yatıyor, 14:30-15:00 gibi uyanıyor. Akşamları da 20:00 de uyku öncesi rutinimize başlıyoruz ve 20:30 olmadan uykuya dalmış oluyor. Bir aralar işi abartıp da 24:00'te uyuyan Yiğit ve bizim için çok büyük gelişme, Yiğit'te, biz de daha mutluyuz artık.

Bu yazıyı okuyorsanız, muhtemelen bebeklerinizle uyku sorunu yaşadınız yada yaşıyorsunuz, siz de bir çözüm arıyorsunuz. Çözüm biz anne babalarda ve bizim kararlı olmamızda. Bebişlerimiz çok ufak, onlara nasıl uykuya dalacaklarını öğretmemiz gerekiyor. Bu anlamda uyku öncesi rutini, bir ön adım olarak mutlaka hayatınıza sokun derim ben, bize çok iyi geldi. Umarım sizde de başarılı olur.